+A A-

Her 10 Bebeğin 6‘ sında Görülüyor

Yenidoğan sarılığı, zamanında doğan her 10 bebekten 6’sında, prematüre doğumlarda ise 10 bebekten 8’inde rastlanan bir durum. Genellikle geçici bir durum olsa da doğum sonrası ilk hafta içinde hastane yatışlarının en sık nedenini oluşturur. Medicana Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Avni Solgun yenidoğan bebeklerde sarılık hakkında önemli bilgiler verdi.


Bebeğin Genetik Yapısından Etkilenebilir

 Dr. Hüseyin Avni Solgun, '' Sarılığın şiddeti ve süresi, bebeğin doğum ağırlığı, doğum haftası, beslenme şekli, ırk, genetik yapı gibi pek çok faktörden etkilenir. Genelde tehlikeli olmayan bu sarılığa kandaki bilirubin değerinin yükselmesi yol açar. Ancak bazı vakalarda bebeğin kanındaki bilirubin değeri kalıcı hasarlara açacak kadar yükselir. Yenidoğan dönemi(Neonatal dönem); hayatın ilk bir ayını kapsayan dönemdir. Yenidoğan sarılığı genelikle doğumu takip eden günlerde başlar. Sarılık genellikle ilk olarak bebeğin yüzünde ve sklera denilen gözlerinin beyazında belirir, şiddeti arttıkça gövde ve bacaklara doğru yayılım gösterir. Özellikle ilk 1 hafta (Prematüre bebeklerde ilk 2 hafta) bebek her gün soyularak gün ışığı altında cildine bakılmalıdır. Bebeğin karnında ve/veya bacaklarında sarılık fark edildiği zaman çocuk doktoruna müracaat edilmelidir. '' diye ifade etti.

Damarlarda Oksijen Miktarı Düşüktür

Bilirubinin kanda bulunan kırmızı kürelerin parçalanması ile ortaya çıktığını belirten Dr. Solgun, şu konulara dikkat çekti: '' Anne karnında bebeğe gelen damarlarda oksijen miktarı düşüktür. Bebeğe yeterli oksijen taşınabilmesi için fazla miktarda kırmızı küreye ihtiyaç vardır. Doğum sonrası ise solunum ile gereken oksijen karşılanır ve gerekenden fazla olan kırmızı küreler yıkılır. Bu süreçte bilirubin oluşur. Oluşan bilirubin karaciğerde bazı işlemlerden geçtikten sonra safra yolları aracılığı ile bağırsaklara gelir ve dışarı atılır. Yeterli beslenme bilirubinin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır.
 Tüm yenidoğan bebeklerde bilirubin değerleri normalden yüksektir. Bu, son derece doğal bir durumdur. Bilirubin değeri 5mg/dl’ye ulaştığında yüz ve göz akında sarılık başlar, 15 mg/dl’ye çıktığında ise tüm vücut sararır. Bebeklerin yaş ve kilolarına göre zarar vermeyecek bilirubin düzeyleri bilinmektedir. Kan bilirubin düzeyleri bu değerlerin üzerine çıkarsa önce ışık tedavisi (fototerapi) yapılmaktadır. Bilirubin düzeyleri kan değişimi sınırlarını aşmışsa bebeğin kanı değiştirilmektedir. Aksi halde bilirubin pigmenti kandan beyin dokusuna geçerek bebekte nörolojik bozukluklar oluşturur. Kernikterus, aşırı yüksek bilirubin düzeylerinin beyin dokusunu bozması ve sekellere neden olmasıdır.‘‘

Kan Grubu Uyumsuzlukları Risk Faktörü Olabilir


  Yenidoğan döneminde sarılığın ciddi düzeyde olmasına neden olan bazı faktörler vardır. Yeterli beslenememe, kan grubu uygunsuzlukları, bebekte hipotiroidi, idrar yolu enfeksiyonu, bazı enzim eksiklikleri, metabolik hastalıklar bunlardan birkaçı olduğunu kaydeden Dr. Hüseyin Avni Solgun konuşmasını şöyle noktaladı : ''   Hafif sarılıklarda herhangi bir tedaviye gerek yoktur, bebeğin iyi bir şekilde beslenmesi yeterlidir. Gerekli durumlarda tedavi yöntemi olarak fototerapi (ışık tedavisi) kullanılır. Fototerapi, bebeğin çıplak vücuduna belli bir dalga boyunda ışık uygulanarak, bilirubinin vücuttan atılımını kolaylaştırma prensibine dayanır. Tedavi sırasında bebeğin gözleri özel fototerapi gözlükleriyle kapatılarak, ışığın muhtemel zararlı etkilerinden korunur. Işık tedavisinin bebekte herhangi ciddi bir yan etkisi yoktur. Tedavi süresince bebeklerin kaka yapma sıklığının artması veya sulu kaka yapma bir de bazı normal cilt döküntülerinde artış olabilir. Evde floroson lamba ile tedavi yada tuzlama gibi yanlış eski inanışların tedavide herhangi bir yeri yoktur. ''

 

Son Güncelleme: 05.09.2019 Medicana