+A A-

Anevrizma Kadınlarda Daha Sık Görülüyor

Anevrizma, beyni besleyen ana atardamarlarda oluşan balon benzeri genişlemeyi ifade eder. Beyin anevrizması genel popülasyonun %1,5 veya %5’ ini etkileyen ve yaşla birlikte görülme sıklığı artan bir hastalıktır. Anevrizmanın geliştiği damar duvarı normal damar duvarına göre çok daha incedir ve en ince olduğu yerden patlayarak beyin kanamasına sebep olur. Medicana Bahçelievler Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Op. Dr. Eyüp Baykara anevrizma belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.


Genetik Yatkınlık Olduğu Düşünülür

Dr. Eyüp Baykara, ‘’ Anevrizma genellikle 30-40 yaş üstü kişilerde görülür. Anevrizma beyindeki ana atar damarların dallanma noktalarında gelişir. Çünkü damarların bu bölgesi kan basıncının en çok yansıdığı bölgelerdir. Sıklıkla büyürken bir balonun zayıfladığı gibi, yavaşça büyürler ve büyüdükçe anevrizmanın da damar duvarı zayıflar. Anevrizma oluşumunda genetik yatkınlık olduğu düşünülmekle birlikte, henüz kesin bir genetik temel ortaya konamamıştır. Yani bir akrabasında beyin anevrizması olan bir kişide diğer insanlara göre anevrizma gelişme riski bir miktar daha yüksektir. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, 40 yaş üzeri olmak, kadın cinsiyet, enfeksiyon, tümör, kafa travması gibi sebepler beyin anevrizması gelişme riskini artırır. Anevrizmanın patlayıp kanama ihtimalini arttıran faktörleri olduğunu dile getiren Dr. Baykara, şu konulara dikkat çekti: ‘’ Bunlar yüksek tansiyon, sigara kullanımı veya strese bağlı ani tansiyon yüksekliği gibi sebeplerdir. Ülkemizde yıllık anevrizmaya bağlı beyin kanaması geçiren kişi sayısı 10 bin civarındadır. Yani anevrizması olan bir kişinin, anevrizmaya bağlı beyin kanaması geçirme ihtimali yıllık %3-4 düzeyindedir. Fakat bir kez patlayıp beyin kanamasına yol açan anevrizmaların tekrar patlayıp ikinci bir kanamaya yol açma ihtimali, ilkine göre 5 kat daha fazladır. Bu yüzden anevrizmaya bağlı beyin kanaması geçirmiş olan kişiler mümkün olan en kısa sürede tedavi edilmelidir. ‘’ diye belirtti.

Anevrizma Şekli ve Hangi Damara Yerleştiği Önemlidir

Dr. Eyüp Baykara, ‘’ Bir kişide beyin anevrizması olup olmadığı genellikle anevrizma patlayıp beyin kanaması yapınca fark edilir. Beyin kanamasıyla gelen hastada yapılan beyin damarlarını görüntüleme yöntemiyle anevrizma ortaya konduktan sonra kısa sürede tedaviye geçilmelidir. Anevrizmanın şekline ve hangi damarda yerleştiğine göre tedavi planlanır. Günümüzde ileri teknoloji sayesinde mikrocerrahi yöntemlerinin iyice gelişmesi beyin anevrizma ameliyatlarındaki riski minimuma indirmiştir. Diğer bir tedavi yöntemi ise kasıktan girilerek anevrizmaya ulaşıp, anevrizmanın içini coil denilen madde ile doldurmak veya yine damar içinden uygulanan akım çeviricilerdir. Genellikle patlayıp kanayana kadar bulgu vermez. Ani şiddetli baş ağrısı, bilinç kaybı, koma veya nöbet geçirme gibi bulgular anevrizmanın patlayıp beyin kanaması yaptığının işareti olabilir, bu bulgular görüldüğünde vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. ‘’

Anevrizma Tedavisi Tekrar Patlama Riskini Tamamen Ortadan Kaldırır

Dr. Eyüp Baykara konuşmasını şöyle noktaladı: ‘’ Anevrizma patlaması sonucu beyin kanaması gelişmiş hastalarda, eğer anevrizma tedavi edilmezse (kapatılmazsa), hastaların yaklaşık %35’inde ilk kanamadan sonra, 30 gün içinde anevrizma tekrar patlayarak ikinci bir beyin kanamasına neden olur. Bu nedenle anevrizmaya bağlı beyin kanaması geçiren hastalar, en kısa süre içinde mutlaka tedavi edilmelidir. Henüz kanamamış bir anevrizma teşhis edilen hastalar oldukça şanslıdır ve bu noktadan sonra yapılacak ilk hareket tedaviye karar vermek olacaktır. Tedavi kararı, hastanın yaşı, anevrizmanın oluşturduğu şikayetler, anevrizmanın yapısı ve görünümü, anevrizmanın yerleşim yeri, anevrizmanın boyutları ve hastaya özel diğer tıbbi şartlar göz önüne alınarak verilir. Anevrizma tedavisinin temel prensibi, anevrizma içine kan girişini engelleyerek (tekrar) patlama riskini tamamen ortadan kaldırmaktır. ‘’



Son Güncelleme: 24.06.2019 Medicana